Sınavlarda Başarılı Olma ve Çalışma Yolları

Sınavlarda başarılı olmak için aşağıdaki noktalara dikkat edilmesi gerekmektedir.

1.Sözlü sınavlarda başarının kaynağı konularının iyi bilinmesidir. Konular iyi bilinince onları aktarmakta kolay olur. Aktarırken günlük hayatımızda iletişimi sağlayan konuşma, rahatlık içerisinde, konu dışına taşmadan, hiçbir şeyden korkmadan yapılmalıdır. Utangaçlık ve alınganlık rahat bir konuşmayı anlaşılmaz hale getirdiğinden böyle bir durum yaratılmasına çalışılmamalıdır.

2.Yazılı sınavlarda da soruların dikkatle okunması, istenenlere karşılık verilmesi ve dikkatli bir şekilde yazılarak cevaplandırılması gerekir. Akla gelmeyen (hatırlanmayan) soruların cevapları üzerinde fazla durmadan, diğer soruların cevapları verilmeli, cevaptan şüphe edildiğinde ilk akla gelen yazılmalıdır. Yazma işi bitince sınav kağıdı kontrol edilmeli, cevapların sorularla istenileni tam yansıtıp yansıtmadığı üzerinde durulmalı, buna göre gerekli düzeltmeler yapılmalıdır.

3.Sınavlar sırasında ve sınavlara hazırlanırken kaygılı ve sinirli olmamaya çalışılmalı ve bütün konuları kapsayacak bir plan içerisinde sınava hazırlanılmalıdır.

4.Sınava çalışma her zamanki çalışma hızında özet çıkarmak, çıkacak soruları önceden tasarlamak, bütün konuları içine alan sorular hazırlamak, zayıf not alınan derslere daha çok çalışmak şeklinde olmalıdır.

5.Sınavlara hazırlanırken özet çıkararak özetin nasıl bir soruya cevap olabileceği düşünülerek çalışılmalıdır.

6.Sınavlarda soruları, sorulara ait açıklamaları dikkatle anlaşılıncaya kadar okumalı, cevaplar tasarlanmalı ve belli bir düzen içerisinde cevaplar verilmelidir.

7.Sınavlara hazırlıksız asla girilmemelidir. Şansa bırakmak, konuların yarısını bilerek geçecek not almak, kopya gibi kolay net kazanma yollarına başvurmak tehlikeli ve zararlı yollardır.

Kolay not alan bir öğrenci;

a.Kolay yoldan başarıya erişme alışkanlığı kazanır. Atıldığı hayatta hile, yolsuzluk, hırsızlık gibi kötü kazanç sağlama yollarına başvurur.

b.Tembelliğe alışır, bilgileri zayıf kalır, çalışanlara karşı tepki geliştirir.

c.Cesaretsiz olur, suçluluk duygusu bütün hayatını etkisi altına alır.

d.Derslere karşı ilgisi azalır, dikkati dağılır.

Bunların önüne geçmek için şu noktalar üzerinde önemle durulmalıdır.

a.Çalışan her insanın genellikle başarıya ve istediği hedefe ulaşacağının kavratılması.

b.Diploma alamama, sınıf geçememe, zayıf not alma kaygısının ortadan kaldırılması.

c.Kopyanın zararlarının açıklanması, kopya ile not alanların övünme sorunu yerine utanma o bilgiye sahip olmama gibi kötü davranış geliştirmesine sebep olduğunun, samimi bir atmosfer içerisinde öğretmen-öğrenci ilişkilerini olumlu bir şekilde düzenlemek suretiyle kavratılması.

d.Kopya ve diğer kötü alışkanlıklara başvurulmaması için gerekli her türlü imkanların yaratılması.

e.Dersin, konunun ve öğretmenlerinin sevilmesinin başarıyı etkilediği, okulda istenilenlerin öğrencilerin yararına olduğu kanaatine öğrencilerin inandırılması gerekir (Selçuk Kantarcıoğlu, Orta Dereceli Okul Öğretmenleri İçin Rehberlik)

 

   KÜTÜPHANEDEN YARARLANMA

Kütüphanelerde, kitapların bir tasnif ve numaralandırılma şekli vardır. Öğrenci bu sınıflama sistemini bilirse aradığı kitabı zaman kaybetmeden bulur. Öğrenci hangi konuyu, hangi kaynaklarda bulabileceğini öğrenmeye çalışmalı, gerektiğinde hocalarından kütüphaneciden yardım istemelidir.

Uygun zamanlarında da kütüphanede kitapları, dergileri karıştırmalı, kütüphanenin imkanlarını kaynakların kapsamlarını tanımaya çalışmalıdır.

 

NOTLAR

İyi ders çalışma becerileri her dersin tabiatına, konunun niteliğine göre değişebilir. Bunun için özellikle ortaöğrenimde her ders öğretmeni, kendi dersine nasıl çalışılması gerektiğini, ders çalışırken nelere dikkat etmek gerektiğini vb. daha ders yılının başında öğrencilerine açıklamalı ve 1-2 ders saatini bunların uygulamasına ayırmalıdır.

Genellikle her ders yılının başlarında verimli ders çalışma yolları, süratli okuma, derste iyi dinleme ve not alma, sınavlara hazırlanma ve sınavlarda başarılı olma üzerinde bir seri konuşmalar ve uygulamalar düzenlenebilir. İyi ders çalışma metodlarının en iyi öğretilebileceği saatlerin belirlenmesi okulun şartlarına göre ayarlanacak bir husustur. Ama sınıf öğretmenliği saatleri bu iş için kullanılabilir

 

ÖDEV HAZIRLAMA

Ödevler de derste başarının bir parçasıdır.

Ödevlerin uygun şekilde yapılabilmesi için ödev konusu, amacı, kapsamı iyice anlaşılmış olmalıdır. Öğrenci, ödevin teslim tarihini not eder; konuyu kafasında tasarlamaya başlar; gerekli kaynakları belirler ve bunların okunup not alınması için program yapar. Ödev için verilmiş süreyi iyi planlar. Okuma ve ödevi hazırlama için iyi bir takvim ve plan yapar.

Konuyu zihinde bir süre şekillendirdikten sonra ödev için bir plan yapar ve bu planı kağıt üzerine koyar. Kağıt üzerindeki plana göre bunları gruplandırarak yazmaya başlar. Fikirler bu plan ve mantık içinde geliştirilir. Ödevde ana başlıklar, alt başlıklar iyi belirlenir ve belirgin bir şekilde yazılır.

Ödev sayfaları düzenli olmalı ve temiz bir şekilde yazılmalıdır. Kapak sayfasında konu adı, hangi ders için hazırlandığı, hazırlayanın adı ve numarası, tarih yer almalıdır. Sayfalar numaralanmış olmalıdır. Dağılmayacak şekilde tertiplenmeli ve gününde hocaya teslim edilmelidir.

 

DERS DİNLEME VE NOT TUTMA

Verimli ders çalışmanın kazanılmasında dikkat edilmesi gereken hususlardandır. Özellikle yeni bir öğrenme durumunda konunun özünü ve ayrıntılarını kavramak için sınıfta öğrenci, uyanık bir dinleyici olmak durumundadır.

İyi bir dinleyici, konuşanın sadece sözlerini değil, onun mimik ve jestlerini, ses tonunu da beraberce değerlendiren kimsedir. Onun için öğrenci sınıfta hocayı iyi duyabilecek ve iyi görebilecek bir yere oturmalıdır. Hocanın açıkladığı fikirleri onun cümle, ses tonu, mimik ve jestleriyle beraber değerlendirip kavrarsa daha etkili öğrenmiş olur ve bu şekilde kavranan bir öğrenme de daha kalıcı olur. Hocanın vurguladığı fikirlere, kavramlama, kanıt ve araştırmalara çok dikkat etmelidir. Hocanın, sınavlarda soracağı sorular bu vurgulananlardan çıkar.

Ders verilirken öğrenci kafasını hayallerle meşgul etmemeli, hocayı takip etmelidir. “Hocanın anlattıkları nasıl olsa kitabımızda vardır” diyerek konuşulanlara dikkatsizlik etmemelidir. Çünkü, sınıfta yapılan açıklamalar, verilen canlı örnekler, başka alanlarla kurulan bağlantılar kitapta olmayabilir. Derste hoca konuyu daha etraflı açıklar. Anlaşılmayan yerlere açıklık getirir.

İyi bir dinleyici olmak demek suskun oturmak demek değildir. Öğrenci anlamadığı veya önceki fikirlerine yatkın gelmeyen veya boşluk gördüğü noktaları hocaya sormalı, kendi görüşünü açıklamalı, tartışmaya uygun gördüğü noktalarda katılmalıdır. Başka öğrencilerin sorduğu soruları ve açıklamaları da canlı olarak dinlemelidir. Çünkü, kendisinin aklına gelmeyen hususlar başka öğrencilerce ortaya konulmakta olabilir. Onlara verilen cevap yada karşı açıklamalar, daha öğretici, öğrencilerini pekiştirici olabilir.

Ders verilirken öğrenci not almalıdır. Yalnız hocanın ağzından çıkanların durmadan yazılmaya kalkılması iyi bir not alma yolu değildir. Yazarken söylenen fikirlerin anlamları kaydedilebilir. Kopukluklar olabilir. Onun için öğrenci şematik not almasını ve kelimeleri, cümleleri şifre gibi kısaltarak yazmasını öğrenmelidir. Bir derste veya konferansta konuşmacının ana konusu, konuşmadaki amaç iyi saptandıktan sonra bu ana fikrin etrafındaki yardımcı fikirler, örnekler, ispatlar, kısaltılmış kelime ve cümleler halinde kısaca ve süratle yazılıp konuşma izlenmeye devam edilmelidir.

Derste veya konferansta bu notlar düzenli olmalıdır. Ders çalışırken bu notlardan yararlanılır. Başkasının notunu alıp fotokopi çektirerek ondan yararlanmaya çalışma çok hatalıdır. Çünkü, not alma işi tamamen kişisel anlayış ve bilgiye dayanan bir husustur. Başkasının notu alana ifade ettiği bilgi ve kavramları başkalarına aynı şekilde iletmez ( Tan,1990)

 

 SINAVA HAZIRLANMA VE SINAV

Öğrenci derslerine günlük çalışırsa, sınava hazırlanmak öğrenilmiş konuları bir çeşit tekrarlamak, hafıza tazelemek demektir. Sınava hazırlanma sınavdan bir gün öncesine bırakılmamalıdır. Sınavdan önceki yapılan çalışmada birçok noktalar iyice öğrenilmeden yarım yamalak bir öğrenme ile sınava girmek demektir. Sabahlamak verimsiz bir sınava hazırlanma yoludur. Uykusuz, zihin fonksiyonu yavaşlamış, düşük enerjili bir halde sınava girmek başarıyı düşürür. Öğrenci uykusunu almış, dinlenmiş, bedensel ihtiyaçları giderilmiş ve sağlıklı bir durumda sınava girmelidir. Çalışmaya zaman yetişmediği için sabahlamış ve kahvaltı bile yapmadan aç aç sınava giren kimsenin başarı şansı azalır.

Öğrenci, sınavı öğrenme fırsatının bir başka yöntemi olarak görmeli ve heyecanlanmadan sınava katılmaya kendini alıştırmalıdır. Heyecanlı olduğunu hissederse rahat oturmalı, birkaç defa derin nefes alıp, bırakarak kendini yatıştırmalıdır.

Sınava, sınavda kullanılacak kalemler, silgi, cetvel, izin veriliyorsa hesap makinesi hazır olmalı, daima yedek kalemler olmalı, etraftan kalem, silgi, cetvel isteyerek zaman kaybetmemeli, çevreyi de rahatsız etmemelidir.

Soruları cevaplandırmaya başlamadan önce öğrenci cevapların yazılacağı kağıda kimlik bilgilerini, günün tarihini yazmalı, soruyu iyice anlamalı, soruları iki defa okumalı, sorudaki anahtar kelime ve ifadelerin altını çizerek istenen cevabı düşünmeye başlamalıdır.

Cevaplar kısa cümleler halinde ifade edilmeli, belirsiz veya yanlış kelimeler kullanılmamalı, yazı okunaklı ve sayfa düzenli olmalıdır.

İfadede de imla kurallarına dikkat edilmeli, moda veya tekerleme kelime ve ifadelerden sakınılmalıdır; boşluklara dikkat edilmelidir. Cevabın puanı buralara yazılır. Değerlendiren isterse buralara eleştiri notu koyabilir.

Sınav süresi sorulara paylaştırılmalı, cevaplandırma süresince saat gözden kaçırılmamalıdır. Cevaplar bittikten sonra öğrenci yazdıklarını hızlıca gözden geçirmelidir. Yapılan araştırmalarda, sınav kağıdını erken verip çıkmakla başarı notu arasındaki korelasyon (ilişki-bağıntı)’un negatif yada sıfıra yakın olduğu görülmüştür.

Öğrenci sınavdan çıktıktan sonra, o soruların cevaplarını kitap ve notlarından kontrol edip, kendi verdiği cevaplarla karşılaştırmalıdır. Böylece öğrenci, hem birçok noktaları yeniden öğrenme, öğrendiklerini pekiştirme fırsatını bulmuş olacak hem de kendisini gerçekçi olarak değerlendirmesini öğrenecektir (Hasan Tan, Rehberlik ve Psikolojik danışma)

 

Kötü Dinleme Alışkanlıkları ve Bunlardan Kurtulma Yolları

Kötü Dinlenme Alışkanlıkları

Kötü Dinleyici

İyi Dinleyici

Konuyu sıkıcı olarak niteleme

Konunun  sıkıcı olduğuna karar verir ve öğretmenin anlattıklarıyla ilgilenmez

Ders sıkıcı olsa bile önemli ve yararlı olacağını düşünerek dersi dikkatle dinler

Konuşmacıyı eleştirme

Konuşmacıda yanlışlıklar arar. Sesi, elbisesi veya görünüşü. Konuşmacının önemli hiçbirşey söyleyemeyeceğine karar verir

Dersi popüler olma yarışması veya moda gösterisi olarak görmez. Derste eleştirecek şeyler değil geçerli düşünceler arar

Konuşmaya aşırı tepki gösterme

Dersin çoğunu kaçırdığı için konuşmacı ile aynı fikirde olmaz

Duyguları ile değil aklı ile dinler. Not alır ve eğer konuşmacı ile aynı fikirde değilse soru sorar ve sonra dinlemeye devam eder

Sadece olayları dinleme

Sadece olayları dinler ve bunların konuşmacının görüşü olduğunu düşünür

Olaylar ile birlikte görüşleri, yorumları dinler. Verilen örneklerin olayları nasıl desteklediğine dikkat eder

her şeyin taslağını çizme

Form ve biçim ile fazla ilgilidir. Anlatılanlar içinde tüm ayrıntıları not almaya çalıştığı için dersin özünü kaçırır

Not tutma sistemini, konuşmacının konuşma biçimi ve anlatım organizasyonuna adapte eder

Yapmacık dikkat

Konuşmacıya bakar fakat dinlemez. Daha sonra ders kitabından okuyacağını düşünür

Konuşmacının söylediklerinin önemli olduğunu düşünür. Derste sunulan bilgilerin ders kitabında olmayacağını bilir

Farklı uyarıcılarla ilgilenme

Dinlemeyi durdurmak için devamlı neden bulur. Kapının açılıp, kapanması, birinin öksürmesi, kalemin düşmesi gibi

Dışarıdan gelen uyarıcılarla ilgilenmez ve dikkatini konuşmacıya verir

Kolay durumları seçme

Konuşmacının karmaşık düşünce ve tartışmalarını izlemenin çok zor olduğunu düşünür. Öğrenmek değil, eğlenmek ister.

Konuşmacının üzerinde durduğu noktaları anlamak için çaba sarfeder ve yeni bilgiler öğrenmek ister. Zor teknik veya karmaşık düşüncelerden korkmaz.

Duygusal sözcükleri abartma

Dürüstlük, devrim, komünist gibi sözcüklerde kan basıncı yükselir ve dinlemeyi bırakır

Aynı duygusal sözcükleri duyar ama ilgi ile dinlemeye devam eder. Konuşmacının bakış açısını anlamaya çalışır

Düşünme hızını boşa harcama

Düşünme konuşmadan daha hızlı olmasına karşın konuşmacıyı tembelce dinler. Genellikle hayal kurar

Derste her fazla zamanı kullanır. Konuşmacının ne söylediği üzerinde durur, ana noktaları özetler ve dersin geri kalanı hakkında düşünür

*Bu tablo, Indiana Üniversitesi Değerlendirme ve Yetiştirme Merkezi (ICPAC) “Çalışma Becerileri Serisi” materyallerinden uyarlanmıştır (1992)

 

GRUPLA İYİ İLİŞKİLER KURMA YOLLARI     

Okulların çocuğa aile içinde ve toplumun diğer üyeleri ile olumlu bağlar kurabildiği ölçüde mutlu bir kişilik geliştirebileceğini, çevresindeki insanlarla iyi işbirliği yapabildiği ölçüde başarıya ulaşabileceğini duyurmayı ve benimsetmeyi amaç edinmesi eğitimin temel ilkelerindendir.

Çocuklar okul döneminde, iyi bir aile hayatının dayandığı temel ilkeleri kavramış, payına düşen görev ve sorumlulukları benimsemişse, başkaları ile birlikte yaşamayı ve beraber çalışmayı benimsememişse-öğrenmişse yukarıdaki amaç gerçekleşmiş olur.

İyi bir aile hayatının dayandığı temel ilkeleri kavratmak ve payına düşen görev ve sorumlulukları öğretip, benimsetmek için;

a.Ailenin Türk toplumunun temeli olduğuna inandırmak ve aileye değer vermeyi benimsetmek,

b.Mutlu bir aile hayatının karşılıklı sevgi, saygı, hoşgörü içinde, demokratik bir işbölümüne dayandığını kabul etmelerini sağlamak,

c.Aile hayatının ahlaki ve manevi değerlerini kavramaya ve yaşatmaya alıştırmak,

d.Ev ve aile hayatı ile ilgili basit ev işlerini öğretmek ve gerekli becerileri kazandırmak,

e.Kendi istek ve heveslerini ailenin yaşama, tayin ve geçim imkanlarına uydurmaya çalışmasını sağlamak ve gerektiğinde ailenin zor şartlarına katlanmayı öğrenmelerini sağlamak,

f.Gücünü uygun bir işte çalışarak ailenin gelirine yardımcı olabilecek güçte yetiştirilmesine imkan vermek gerekir.

 

Başkaları ile Birlikte Yaşamayı ve Beraber Çalışmayı Öğretmek İçin;

a.Üyesi olduğu her grupta kendisine düşen görevleri seve seve yerine getirilmesinin sağlanması, grup faaliyetlerine yer verilmesi gerekir.

b.Genel nezaket kurallarına uymaya, çevresindeki insanlara saygı, anlayış ve güleryüz göstermeye çalışması.

c.İnsanlar arasındaki duyuş ve anlayış farklarına, saygı duyması, toplumun bütünlüğünü bozmayan farklı görüşlerin, toplumun kültürel ve sosyal bakımlardan zenginleştirdiğine inandırılması gerekir.

Böylece;

1.Bir toplum içinde, kendi görüş ve düşüncesini savunabilir.

2.Grubun çoğunluk kararına saygıyla uyar.

3.Gerekirse çoğunluğun faydasına inanır ve fedakarlıkta bulunabilir.

4.Beraber çalışma ve karar verme kurallarını bilir ve uygular.

5.İlişkilerinde iyi niyet sahibidir ve yapıcıdır.

6.Davranışlarında samimi ve dürüsttür. Böylece sözüne güvenilir insan yetiştirilmesi mümkündür (Selçuk Kantarcıoğlu, Orta Dereceli Okul Öğretmenleri İçin Rehberlik)

 

Semra COŞGUN

Okul Rehber Öğretmeni Psikolojik Danışman

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !